<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>AnıtkayaKasabasi.Com - Yazılar için özet akışı..</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>info@anitkayakasabasi.com</webMaster><copyright>2oo7-2o10 © Copyright www.anitkayakasabasi.com Tüm hakları saklıdır.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>tatili degerlendirmek</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-119-tatili_degerlendirmek.html</link><description>SEVGILI COCUKLAR BIR EGITIM OGRETIM YILININ DAHA SONUNA GELDINIZ.ARTIK OKULLAR TATIL OLDU.ELBETTE DINLENECEK;BOL BOL OYNAYACAKSINIZ.BELKI TATIL ICIN BASKA PLANLARINIZDA VAR.KISACA YAZIN BILE COK YOGUNSUNUZ.AMA OLSUN SIZ OYNARKEN GEZERKEN BILE YORULMAZSINIZ.CUNKU SIZLER BU YASLARDA COK HAREKETLI OLDUGUNUZ GIBI COKDA ZEKISINIZ.PEK COK SEYI KISA ZAMandA OGRENIP KAVRARSINIZ.BU ZEKANIZI ZAMANINDA VE IYI KULLANARAK COK SEY OGRENEBILIRSINIZ.YAZ TATILINDE ELBETTE SIZINDE TERCIHINIZ OLACAKTIR.FAKAT COK ONEMLI BIR CALISMAYI SIZE HATIRLATMAK ISTERIM. MESELA KURAN OKUYABILIYORMUSUNUZ?HATTA NAMAZ KILMAYI, GUNDE KAC VAKIT NAMAZ KILINACAGINI NAMAZLARIN KACAR REKAT OLDUGUNU BILIYORMUSUNUZ?DAHADA SORAYIM!DINI BILGILERLE ILGILI OLARAK NELER BILIYORSUNUZ?ISLAMIN IMANIN SARTLARI ABDEST GUSUL VB. PEYGAMBERIMIZLE ILGILI NELER BILIYORSUNUZ? ISTE BUTUN BU BILGILERI OGRENECEGINIZ YERE YAZ KURAN KURSLARINA SIZI DAVET EDIYORUM.KENDINIZI BU KONULARDA YETISTIREBILIR,BU CAGDAKI ZEKANIZLA COK KISA ZAMandA COK SEYLER...</description><author>bilmece</author><category>Okunma: 60</category><pubDate>23.Haz.2010 02:50:15</pubDate></item><item><title>ANITKAYA'DA TATLI BIR TELAS</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-118-anitkaya_da_tatli_bir_telas.html</link><description>BIR BASKA KUTLANIR KandILLER ANITKAYA'DA.KandIL HAZIRLIKLARI BIR GUN ONCEDEN BASLAR BIZDE.HALK ARASINDA ADAK GUNLERI DIYE ANILIR KandILLER BIZDE.BAKKALLAR BIR GUN ONCEDEN HAZIRLAR KandIL SEKERINI.SEHIRDE OTURANLAR BIR GUN ONCEDEN KandIL GUNU IKINDI NAMAZINIA YETISMENIN PLANINI YAPAR.IMAMLAR BIR GUNONCEDEN YAPAR CAMI TEMIZLIGINI.KADINLAR BIR GUN ONCEDEN YOGURUR HAMURUNU.SABAH ERKENDEN FIRINLAR DOLAR TASAR KADINLARLA.HERKES KandIL BISISI VE BUKMESI YAPMANIN TELASI ICERISINDEDIR.YAPILAN BISI VE BUKMELER SICAK SICAK IKRAM EDILIR ESE DOSTA KONU KOMSUYA.IKINDI NAMAZINA SEHIRDE OTURANLARDA YETISIR.NAMAZDAN ONCE CAMILERDEN SALALAR VERILIR.VAKIT GIRINCIYE KADAR YASIN OKUR IMAMLARIMIZ OLMUSLERIMIZE.NAMAZDAN SONRA TOPLUCA KABIR ZIYARETINE GIDILIR.HERKES OLMUSLERINE DUALAR GONDERIR.AKSAM NAMAZINDAN SONRA MINARELERIN ISIKLARI YAKILIR VE YATSI NAMAZINDAN ONCE YINE SALALAR VERILIR BUTUN CAMILERDEN.KADIN ERKEK COLUK COCUK CAMILERE AKIN EDER BIZDE.GELIRKEN HERKES BAKKALDAN KandIL SEKERINIDE ALIR.SEKERL...</description><author>bilmece</author><category>Okunma: 65</category><pubDate>17.Haz.2010 02:36:51</pubDate></item><item><title>okul aile birliği başkanlığı</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-117-okul_aile_birligi_baskanligi.html</link><description>selam sevgili anıtkayalı kardeşlerim.bende sizinle bir konuyu paylaşmak istedim.bugün velliler toplantısında okul aile birliği başkanının camilerde para toplanması hakkında yapmış olduğu talihsiz açıklamalara şahit olduk.bizler okulun eksikleri ihtiyaçları beklentileri açıklanacak diye beklerken talihsiz açıklamalar bizleri üzmüştür.bugün devlet camilere yardım yapmamaktadır.bu güzide yapılar değerli cemaatimizin omuzlarında yükselmiştir.ve ykselmeye devam edecektir.okullarımıza gelince beyefendinin unutmaması gereken bir husus muhakkak var1-müftülüğe müracat edilirse 1.hedefi eğitim olan müftülüğün bu müracatı geri çevirmeyeceğinden emin olmak 2.imam arkadaşlarında aynı hassasiyetle olaya daha yakından ilgi gösterecekleri şüphesizdir. 3.en önemlisi insanlar camilere yardım yaptığı gibi başka yerlerede para harcamaktadırlar.beyefendinin bunlarıda gözönünde bulundurması gerekirdi.bu açıklamalarında kasıt var gibi gözüküyor. 4-neden ilk akla gelen camiler.başka örneklerde verilebilirdi. ...</description><author>hekimoglu</author><category>Okunma: 449</category><pubDate>03.Kas.2009 23:37:08</pubDate></item><item><title>Nostalji</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-116-nostalji.html</link><description>Bu zamana kadar sitemizde yayınlanan nostanjik resimleri bu bölümde bulabilirsiniz., 1933 Yılında çekilen 29 Ekim Cumhuiyet Bayramı Kutlamalarından bir Görüntü ...</description><author>NailAZBAY</author><category>Okunma: 979</category><pubDate>28.Eki.2009 17:10:58</pubDate></item><item><title>Meme Kanseri Ameliyat Görüntüleri</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-115-meme_kanseri_ameliyat_goruntuleri.html</link><description>Meme kanseri tedavisi. Meme Kanseri Ameliyat Görüntüleri. Prof. Dr. Hasan Taşçı tarafından yapılan meme kanseri ameliyatının video görüntüleri ve bu ameliyat sırasında yapılan çalışmaların ayrıntılı anlatılması ve açıklamalarını dinleyebilirsiniz. Meme kanseri ameliyatı.Meme koruyucu kanser cerrahisi. Meme kanseri tedavisi... ...</description><author>NailAZBAY</author><category>Okunma: 457</category><pubDate>24.Eki.2009 10:57:49</pubDate></item><item><title>Şifalı Bitkiler</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-114-sifali_bitkiler.html</link><description>Acı bakla : Semen Lupini Şeker hastalığına karşı kullanılır. Acı elma yağı : Salvia Triloba Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır. Acı yonga : Lignum Quassiae İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü Acıağaç : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.Adaçayı : Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.Adamotu : Zehirli...</description><author>NailAZBAY</author><category>Okunma: 204</category><pubDate>24.Eki.2009 10:49:03</pubDate></item><item><title>Boş Gebelik - Su Gebeliği</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-113-bos_gebelik_su_gebeligi.html</link><description>Halk arasında su gebeliği olarak da adlandırılan bu durumda gebelik kesesini oluşturan zar ve plasenta oluşurken bu yapıların içinde bir bebek bulunmaz.Tanısı ultrasonda embryo ve kalp atımları görülmesi gereken haftalarda kesenin boş olarak izlenmesi ile konur. Erken gebelikte konulan bir tanı olduğu için bazı özel durumlara dikkat etmek gerekir. özellikle adet kanamaları düzensiz olan kişilerde yumurtlama beklenen tarihten daha sonra gerçekleşmiş olabileceğinden bu durum özellikle dikkate alınmalıdır.Boş gebelik ile çok erken dönemdeki normal bir gebeliği ayırdetmenin en önemli yolu kese içinde yolk kesesi adı verilen yapının izlenmesidir. Yolk kesesi varlığı gebeliğin boş gebelik olmadığının en önemli belirtisidir. öte yandan kesenin ultrasondaki görüntüsü de bu iki durumun ayrımında yol gösterici olabilir. Teorik olarak son adet tarihinden yaklaşık 5 hafta geçen durumlarda transvajinal ultrasonografi ile fetus görülebilmelidir. Bunun gerçekleşmediği durumlarda ise boş gebelik tanıs...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 241</category><pubDate>23.Eki.2009 09:26:00</pubDate></item><item><title>Dış Gebelik</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-112-dis_gebelik.html</link><description>Dış gebelik döllenmiş bir yumurtanın rahim içi dışında bir yere yerleşmesidir. En sık fallop tüplerinde görülür (%90-95). İlk 3 ayda yaşanan anne ölümlerinin en sık sebebidir ve gebeliklerin yaklaşık % 1inde görülür. Döllenmiş olan yumurta herhangi bir nedenden dolayı tüplerden rahim boşluğuna kadar olan seyahatini tamamlayamaz. En sık tüplerde görüldüğü için ektopik gebelik denildiğinde genelde tubal gebelik anlaşılır.Gebelik erken dönem normal gebelik bulgularını taklit eder. Adet gecikmesi, gebelik testlerinin pozitif olması, bulantı, kusmalar, memelerde hassasiyet normal gebelikde olduğu gibi dış gebelikte de görülür. Tüplere yerleşen gebelik büyümeye başlar ve belirli bir noktaya geldikten sonra tüpleri germesi neticesinde burada bir yırtılmaya ve kanamaya neden olur. Bu durum fark edilmez ve tedavi edilmez ise iç kanama sonucu anne ölümü ile sonlanabilir. Ektopik gebeliğin önemi buradan kaynaklanır.NedenleriTüplerde kısmi tıkanıklık yapan ya da tüplerin hareket kabiliyetini azalt...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 150</category><pubDate>23.Eki.2009 09:25:09</pubDate></item><item><title>Düşük Tehtidi</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-111-dusuk_tehtidi.html</link><description>Gebeliğin erken dönemlerinde görülen vajinal kanamalar düşük tehdidi olarak adlandırılır. Düşük tehdidinin en önemli özelliği rahim ağzında bir açılma veya herhangi bir değişiklik olmamasıdır.Kanama ile birlikte ağrı yada kramp olmaması tipiktir. Ağrı varlığında olayın bir düşük ile sonuçlanması daha büyük bir olasılıktır.GöRüLME SIKLIĞIİlk 3 aylık dönemde vajinal kanama görülmesi çok sık karşılaşılan bir durumdur.20 haftadan küçük tüm gebeliklerin yaklaşık %25-30'unda az ya da çok kanama görülür. Bu hastaların yaklaşık yarısında gebelik bir düşük ile sonuçlanırken geri kalan yarısında ise gebelik normal bir şekilde devam eder.TANIErken gebelikte kanama görülmesi, yapılan ultrasonografide bebeğin ve kalp atışlarının görülmesi durumunda düşük tehdidi tanısı konur. Burada önemli olan rahim ağzında bir açılma olmamasıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi kanama ile birlikte ağrı olmaması tipik bir bulgudur.Gebelik testi pozitif olan ya da gebe olduğu kesin olarak bilinen bir kadında kanama...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 138</category><pubDate>23.Eki.2009 09:24:28</pubDate></item><item><title>Düşük: Abortus</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-110-dusuk_abortus.html</link><description>Tanım: Gebeliğin ilk 20 haftası içinde, 500 gramdan az embriyo veya fetüs ve eklerinin tamamının veya bir kısmının uterus kavitesi dışına atılması olayına abortus denilmektedir (1977 Dünya Sağlık örgütü tanımlaması). Kısaca, 20. gebelik haftasından önce herhangi bir nedenle gebeliğin sonlanmasına abortus (düşük) adı verilir. İlk 12 hafta içinde oluşan düşükler erken düşük, 13.-20. haftalar arası oluşanlar da geç düşük adını alır.veya başak bir tanımla Gebeliğin 20. haftası tamamlanmadan önce (ya da bebek 500 gramlık ağırlığa erişmeden önce) herhangi bir nedenle gebeliğin bitmesine düşük adı verilir.Gebeliğin yasal sınırlar içerisinde istek üzerine aile planlaması amacıyla sonlandırılmasına yasal tahliye, başka bir nedenle (anne adayının sağlık durumunun gebeliğin devamına izin vermemesi, bebekte yaşamla bağdaşmayan anomaliler olması veya ölmüş olması) sonlandırılmasına ise tıbbi tahliye adı verilir.Gebeliğin sağlıklı ilerleyebilmesi için birçok şart uygun olmalıdır. Tabii ki ilk şart b...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 147</category><pubDate>23.Eki.2009 09:23:38</pubDate></item><item><title>Bebek Cinsiyet Tayini</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-109-bebek_cinsiyet_tayini.html</link><description>Antik çin, Mısır ve Yunan uygarlıklarından beri insanoğlu doğacak bebeğinin cinsiyetini doğmadan önce saptayacak ve istediği cinsiyette bebek sahibi olmasını sağlayacak fomüllerin peşinde koşmuştur. Bu konuda sayısız hurafe, halk öyküsü ve sihirli öneriler ortaya atılmıştır. Günümüzde bile bazı otoriteler! ve konunun uzmanları! çiftlere istedikleri cinsiyette çocuk sahibi olabilmeleri için yüzdeyüz garantili! öğütler vermeye devam etmektedirler. Maalesef sadece bizim toplumumuzda değil en gelişmiş toplumlarda bile bu tür hokkabazlar rağbet görmektedir. Erkek bebek için Y kromozomu taşıyan, kız bebek için ise X kromozomuna sahip spermin yumurtayı döllemesinin gerektiği bir asırdan beri bilinmesine rağmen1970'lerde Y kromozomu taşıyan spermlerin X'lerden ayrılabileceğinin keşfi ile isteyene istediği çocuğu vermenin bilimsel ve gerçekçi yolu açılmıştır.Zaman içerisinde yüksek teknolojiler geliştikçe X ve Y spermlerinin özellikleri daha iyi anlaşılmış ve bunları ayırmak için değişik teknik...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 82</category><pubDate>23.Eki.2009 09:16:22</pubDate></item><item><title>Çocuğunuz Duyuyor Mu? </title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-108-cocugunuz_duyuyor_mu.html</link><description>çOCUĞUNUZDAKİ İŞİTME KAYBININ BELİRTİLERİ 1-Gebelik Döneminde Anne Kızıl Soğuk Algınlığı veya viral enfeksiyon geçirmişse, Anne alkollü içecekler kullanmışsa, Ailede genetik olarak kalıcı işitme kaybı hikayesi varsa. 2-Yenidoğanda (10-28 günlük) 1500 gr. Altında bebek kilosu, Yüzde anormal görünüm, Doğuştan sarılık olması, 1 haftadan fazla yoğun bakım ünitesinde kalması, Damardan ilaç alması, Menenjit geçirmiş olması, 3-Bebek (28 günlükten-2 yaşına kadar ) Kulaktan kan gelsin ya da gelmesin kafa kırığı geçirmiş olması, Tekrar edici kulak iltihaplanması geçirmiş olması, Nörolojik bozuklukları olması. Yukarıdaki belirtileri gözlemliyorsanız; 1- Yenidoğan (0-6 ay) Beklenmedik yüksek sese ağlayarak tepki vermez, Gürültüde uyanmaz, Sesleri taklit edemez, Kafasını sizin sesinizin geldiği yöne çevirmeyip alakadar olmaz. 2- (6-12 aylık bebek) Sorulduğu zaman tanıdık bir kimseyi veya nesneyi gösteremez, Sesleri çıkarmada güçlük çeker, 12 aylıkken el salla gibi basit ifadeleri anlamaz. 3- (3 ayl...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 76</category><pubDate>23.Eki.2009 09:15:39</pubDate></item><item><title>Kekemelikte Aileye Düşen Görevler</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-107-kekemelikte_aileye_dusen_gorevler.html</link><description>Kendini kekemeliğinden dolayı değersiz gören bir çocuğa aile olarak sahip çıkılmalı, kendine karşı olumlu bir tavır geliştirilmesi konusunda teşvik edilmelidir. çocuk problemin farkında ise uygun zamanlarda; konuşurken bazı tutulmalar ve tekrarlamalar yaptığını ancak bunların önemli olmadığını çok kişide buna benzer durumlar olabileceğini bunlardan kurtulmanın mümkün olduğunu söylemek gerekir. çocuk konuşurken onun dudaklarına değil gözlerine bakmak, çocuğun konuşması üzerine aşırı titizlik göstermemek gerekir. Yorgun ve heyecanlı olduğu zamanlarda konuşmaya zorlamak, çocuk konuşurken sakince dinlemek gerekir. Bir şey söylerken acele etmeden söyleyebileceği kadar zaman verilmelidir. Konuşmasını kesmemek ve kekelediğinde yardım etmemek gerekir. çocuğa önce derin bir nefes al veya yeniden başla veya acele etme gibi uyarılarda bulunmak sakıncalıdır. çocuk yavaş konuştuğunda hızlı konuşmaya zorlamamak, alayı ve kötü şakaları disiplin aracı olarak kullanmamak gerekir. ...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 67</category><pubDate>23.Eki.2009 09:14:42</pubDate></item><item><title>Çocuklarda Ayakkabı Seçimi</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-106-cocuklarda_ayakkabi_secimi.html</link><description>Yeni yürümeye başlayan çocuklara ayakkabı giydirmemek çocuğun ayak sağlığı için çok faydalıdır. Tabanı olan ayakkabıların erken giydirilmesi ayak kaslarının gelişmesini engeller. Taban çukurunu oluşturacak kaslar bebek ayağa kalkıp yürümeye başladıktan sonra gelişmektedir. Ayakta durma ve yürüme ayak ve bacak kaslarının çalışmasını sağlayarak onları kuvvetlendirir. özellikle 2 yaşına kadar evde çocuğun çıplak ayakla bırakılması sağlanmalıdır. çocuğa erken ayakkabı, bilhassa sert tabanlı ayakkabı giydirmek, ayak kaslarının gelişmesini engelleyerek düz tabanlığın oluşmasını kolaylaştırır. İlk 1 yaşta ayak tabanı çukurunun tam gelişmemesi dolayısıyla düz tabanlık normal olarak kabul edilir.Ayakkabı alırken nelere dikkat etmek gerekir; çocuğun evin dışında yürümeye başladığı zamanlarda seçilecek ayakkabının tabanı yarı yumuşak olmalıdır, Ayakkabının ölçü seçimi yapılırken çocuk ayakta durmalı, ayak baş parmağının ucu ile ayakkabının burnu arasında yaklaşık 1 cm boşluk olmalıdır, çocuğun ay...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 75</category><pubDate>23.Eki.2009 09:13:33</pubDate></item><item><title>Bebeklerde Beslenme</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-105-bebeklerde_beslenme.html</link><description>Anne sütü tartışmasız bebeğiniz için en iyi besin kaynağıdır. Ancak bebeğiniz anne sütü alamıyorsa, onu en doğru şekilde beslerken hastalıklara karşı da korumak istiyorsanız içiniz rahat olsun: Bu dönemde bebeklerin besinsel ihtiyaçlarına göre hazırlanmış devam mamaları sağlıklı büyüme ve gelişme için anne sütünden sonra en doğru, en sağlıklı alternatiftir.Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişimi için ilk bir yıl inek sütü kullanılmaması gereği tüm bilimsel çevreler tarafından kabul edilmiş bir gerçektir. Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu hayatın ilk bir yılında bebeğinizin sağlıklı ve doğru beslenmesi kadar mide barsak enfeksiyonları, allerji ve ishale karşı korunması da önemlidir.FONKSİYONEL BESİNLER NE DEMEKTİR?Günümüzde sağlık için faydalı besin maddeleri araştırma çalışmaları yoğun olarak yapılmaktadır. Bu çerçevede değerlendirilen en güncel bilimsel gelişmelerden biri olan “Fonksiyonel Besinler,” “Sağlıklı Besinler” (Healthy Foods) olarak da adlandırılır. Fonksiyonel besinler, doğr...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 36</category><pubDate>23.Eki.2009 09:12:51</pubDate></item><item><title>Gastroözofageal Reflü Hastalığı</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-104-gastroozofageal_reflu_hastaligi.html</link><description>Reflü kelime anlamı olarak geriye kaçış demektir. Gastroözofageal reflü; mideden (gastro) yemek borusuna (özofagus) kaçışı gösterir. çocuklarda da sıklıkla karşılaşılan bir sorun olmakla birlikte sitemizde genellikle erişkin hastalarla ilgili bilgiler verilecektir.Reflü hastalığı Batı Avrupa ve ABD'de tıbbın en yaygın hastalığı olarak kabul edilmekle birlikte ülkemizdeki tanınma oranı çok düşüktür. Yaptığımız bir çalışmada reflü kelimesini duyma oranının % 0.2 olduğunu göstermiştik. Hastalık sıklığı ise ülkemizde de diğer ülkelere eşit olarak erişkinler arasında %20 oranındadır; yani her beş erişkinden birisinde reflü hastalığı vardır.Son yıllarda kitle iletişim araçlarının yoğun ilgisi ile biraz daha fazla duyulur oldu. Her yeni duyulan hastalığın üç zamanlı bir akışı olur; önceleri kimse bilmez. Zamanla hastalık adı yayılmaya başlar ve yaygınlığı ile paralel doğru/yanlış tanılar da artar. En sonunda ülkemize ait bilimsel verilerin de ortaya koyulmasıyla gerçek sıklık, tanı ve tedavi ...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>23.Eki.2009 09:12:17</pubDate></item><item><title>Gebelik ve Beslenme</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-103-gebelik_ve_beslenme.html</link><description>Hamile olduğunu yeni öğrenen kadınların pek çoğunda, en çok ilgi çeken konulardan birisi beslenme şeklinin nasıl olması gerektiğidir. çoğu kadın bebeğinin gelişimi için doğru ve dengeli beslenemediğini düşünür. Hatta ilk aylarında kilo alamayan gebeler endişelenebilirler. Aslında bu endişe çoğu zaman gereksizdir. çünkü bulantı ve kusmalar ile iştahsızlık problemleri ilk aylarda kilo almayı doğal olarak engelleyebilir.Kimi zaman hastaların eline çeşitli diyetler verilmekte ve belli beslenme programlarına zorlanmaktadırlar. Bazı gebeliğin özel durumları haricinde bu tür yaklaşımların hiçbir bilimsel geçerliliği yoktur. Kadınları korkutarak sevmedikleri veya tolere edemedikleri gıda maddelerini tüketmeye zorlamak kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bu tür diyetler ancak konunun uzmanı diyetisyenler tarafından hastanın durumu göz önüne alınarak, doktorunun önerileri doğrultusunda ve kişiye özel olarak hazırlanabilir.Ancak yine unutulmamalıdır ki bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsa...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 35</category><pubDate>23.Eki.2009 09:11:23</pubDate></item><item><title>Vitaminin Azı Karar, Çoğu Zarar</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-102-vitaminin_azi_karar_cogu_zarar.html</link><description>Vitaminler vücudumuzda birçok işlevin gerçekleştirilmesinde rol oynayan organik maddelerdir. Bunlar vücudun kendisi tarafından üretilmediği için gıda maddelerinden alınmaktadır.Bazı dönemlerde ise vitamin hapları ile vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminler alınabilmektedir. Doğan Sağlık Grubu Danışman Hakimi Dr. Serkan çelik;  Vitamin hapları ihtiyaca göre kullanılırsa başta kanser olmak üzere pek çok hastalığı önlemekte, ancak fazla veya bilinçsiz kullanımı tam tersi etki yaparak bu riskleri artırmaktadır.  dedi Vücudun ek vitamin almaya ihtiyaç duyduğu dönemler vardır. Büyüme ve gelişme dönemlerinde, hamileliklerde, kronik alkol kullanımı durumlarında, çeşitli hastalıklarda ek vitamin almak gerekebilir. Bu gibi dönemlerde hastalara vitamin hapları önerilebilmektedir. özellikle hamilelikte fizyolojik olarak bazı vitamin ve minerallere ihtiyaç duyulur. Bunlar en başta demir ve folik asittir. Hamilelik sırasında kansızlık meydana gelip demir ihtiyacı arttığından dolayı vitamin hapları nöral ...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>23.Eki.2009 09:07:57</pubDate></item><item><title>Şok Diyetlerden Uzak Durun </title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-101-sok_diyetlerden_uzak_durun.html</link><description>Kışın tüketilen yiyeceklerdeki yağ ve kalori miktarının artması ve günlük aktivitelerin azalması, kilo alınımının artmasını kaçınılmaz kılıyor. Kışın gizlenen bu kiloları vermenin zamanı geldiğinde ise genellikle en kolay yöntem olarak seçilen 'şok diyetler' vücut üzerinde ciddi tahribata yol açıyor. Kilo vermeye karar verdiğinizde ilk önce kendinize sormanız gereken soru Tartıda kaç kilo olduğum mu önemli? Yoksa olmam gereken ağırlıkta, sağlıklı yağ yüzdesini koruyabilen bir vücuda sahip olmak mı önemli? çünkü bu tür çok düşük kalorili, kısa sürede fazla kilo kayıplarına sebep olan diyetlerde kayıplar yağdan değil, su ve kastan olmaktadır. Ayrıca bu diyetler ile metabolizma hızı yavaşlarken, verilen kilolar hızla geri alınabilmekte ve daha sonrasında yapılan diyetler de kilo vermek daha da zorlaşmaktadır. Diyet, alışkanlık haline getirilmemelidir. Diyeti alışkanlık haline getirenler hiçbir zaman istedikleri kiloya inemeyeceklerdir. Katı bir diyet hayatta bir kez ve bir uzman gözetimin...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>23.Eki.2009 09:07:22</pubDate></item><item><title>Ramazanda Sağlıklı Beslenme</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-100-ramazannda_saglikli_beslenme.html</link><description>Ramazan ayında bu beslenme şekli tamamen değişmektedir. Oruç tutarken 14-16 saat süren açlık, metabolizmayı olumsuz etkiler. Sağlıklı olan her kişi oruç tutabilir. Fakat oruç tutmaya sağlığı elvermeyen kişilerin bu konuya hassaslıkla eğilmeleri gerekmektedir. özellikle kalp-damar, böbrek, diabet, mide, yüksek tansiyon sorunu olanların belirli aralıklarla ilaç kullanma zorunlulukları vardır. Bu gibi kişilerin özel diyet uygulamaları gerekmektedir. Ayrıca hamileler, gelişim çağındaki çocukların ve aşırı yaşlıların da oruç tutmaları tehlikelidir. Oruç Nasıl Açılmalıdır? Geleneğimizde olan zeytin veya hurma ile oruç açılabilir. üzerine 1 bardak oda sıcaklığındaki su içilmeli ve biraz dinlenmeye çekilmelidir. Böylelikle midemizin rahat etmesini de sağlayabiliriz. Sonra çok sıcak olmayan katı yağlardan uzak yapılmış bir kase çorba yavaş yavaş içilmeli. üstüne etli sebze yemeği, yoğurt, salata, zeytinyağlı (gene ılık) sebze yemeği yenmelidir. Tatlılardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, mümkü...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>23.Eki.2009 09:06:29</pubDate></item><item><title>Kurban Bayramında Et Tüketimine Dikkat! </title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-99-kurban_bayraminda_et_tuketimine_dikkat.html</link><description>Kurban Bayramının gelmesiyle birlikte sindirimi en zor besinlerden biri olan etin tüketimi artacaktır. özellikle yağlı etlerin, kolesterol ve doymuş yağ oranı yüksek olduğu için yüksek tansiyonu,şeker hastalığı ve kalp/damar hastalığı bulunan kişilerin Kurban Bayram’da az yağlı veya yağsız etleri tercih etmeleri ve tüketimde aşırıya kaçmamaları sağlıklıkları açısından uygun olacaktır. Kronik hastalıkları olan ve risk grubunda bulunan kişiler için kurban bayramı tehlikeli olabilmektedir. Kalp/Koroner arter hastaları, şeker hastaları,tansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altındadır.Fazla Et Yenmesinin Zararları nelerdir?Etin içeriğinde; doymuş yağları bulundurması sebebi ile aşırı miktarlarda tüketilmesi kan yağlarının yükselmesine bağlı olarak Kalp ve Damar hastalıklarına sebep olabilir. Fazla tüketim sonucunda kan basıncı artacağından dolayı tansiyon yüklenmesi gerçekleşebilir. Et, sindirimi zor olan bir besin öğesidir. Bu nedenle de aşırı miktarlarda et tüketimi sindirimi güçleş...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 38</category><pubDate>23.Eki.2009 09:05:21</pubDate></item><item><title>Hipertansiyon</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-98-hipertansiyon.html</link><description>Türk Kardiyoloji Derneği tarafından yapılan sağlık taramaları sonucunda ülkemizde 11 milyon hipertansiyon hastası olduğu tespit edilmiştir. Bu hastaların 6 milyonu erkek iken 5 milyonu kadındır. Hipertansiyon hastalığı oldukça sinsi seyreden ve şikayet bulgusu neredeyse olmayan bir hastalıktır. Hipertansiyon hayati organlar üzerinde telafisi çok zor ve hatta geri dönülemez tahribatlar yaratmaktadır. Bu hastalıklar içerisinde koroner kalp hastalıkları (kalp krizi enfaktüsü) kalp yetmezliği, felç, böbrek yetmezliği ve tansiyona bağlı körlük ilk sırayı almaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre hipertansiyonun 30 -40'lı yaşlarda görülme oranı yüzde 20; 50 -60'lı yaşlardaki yetişkinlerde yüzde 50; 60'lı yaşların üzerindeki her üç erişkin insanın birinde hipertansiyon görülmektedir. Hipertansiyon erkeklerde, kadınlardan daha sık görülse de; menopoz dönemi sonrası hipertansiyona yakalanan kadın sayısı önemli ölçüde artmaktadır. Hipertansiyonun Nedenleri Tansiyon hastalığının yüzde 90 -9...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>23.Eki.2009 09:04:48</pubDate></item><item><title>Sonbaharın Büyük Tehdidi KOAH</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-97-sonbaharin_buyuk_tehdidi_koah.html</link><description>KOAH, solunum yolları ve akciğer dokusunun kronik enflamasyonuna ikincil olarak gelişen ilerleyici hava yolu daralması ile karakterize bir hastalıktır. KOAH ne kadar yaygındır? Tüm dünyada 40 yaş üzerindeki her 10 erişkinden birinde KOAH vardır. Türkiye 'de ise 40 yaş üstü her beş erişkinin birinde KOAH bulunmaktadır. ülkemizde 5 milyon KOAH'lı hasta bulunduğu tahmin edilmektedir. KOAH ne kadar öldürücüdür? Dünya çapında her yıl yaklaşık 3 milyon kişi KOAH nedeniyle ölmektedir. Dünya Sağlık örgütü'ne göre, KOAH dünyada kalp krizi, inme ve akut akciğer enfeksiyonlarından sonra en önemli 4. ölüm nedenidir. Kanserden daha fazla ve HIV/AIDS kadar ölüme neden olur. Türkiye'de ise KOAH en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve her yıl yaklaşık 30 bin kişi bu hastalıktan ölmektedir. KOAH için risk faktörleri nelerdir? Tütün kullanımı KOAH gelişimi ile en ilişkili risk faktörlerinden biridir. Bununla birlikte hava kirliliğive bazı mesleki kimyasallara maruz kalma da önemli rol oynamaktadır. Aynı şek...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 34</category><pubDate>23.Eki.2009 09:04:03</pubDate></item><item><title>KALBİNİZİN SESİNİ EN SON NE ZAMAN DİNLEDİNİZ..!</title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-96-kalbinizin_sesini_en_son_ne_zaman_dinlediniz.html</link><description>özellikle son yıllardaki istikrarsız ekonomi,yaşam koşullarını herkes için zorlaştırmış, zamansızlık ve popüler kültürün de etkisi ile değişen beslenme alışkanlıklarından dolayı kalp ve damar hastalıklarında tanıların önceden koyulması, risk faktörlerinin kişiye özel olarak belirlenmesi hayat kurtarıcı bir nitelik taşır. Dolayısı ile kalbinizin ve vücudunuzun sesini dinlemeniz, düzenli kontroller yaptırmanız bu konuda hayati ve ekonomik bir çözümdür.KALP ve DAMAR HASTALIKLARIKanserden sonra kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada ölüme en çok sebebiyet veren hastalıklardan biridir. Türk Kardiyoloji Vakfı tarafından verilen bilgiler doğrultusunda, ülkemizde yaklaşık olarak 2 milyon koroner kalp hastası bulunmakta ve her yıl 160 bin kişi bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirmektedir. Gerekli önlemler alınmadığı taktirde mevcut sayının önümüzdeki 10 yıl içinde 300 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.KALP ve DAMAR HASTALIKLARI NEDİR?Organlarımızın sağlıklı şekilde çalışabilmeleri ve korunabilmele...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 43</category><pubDate>23.Eki.2009 09:03:21</pubDate></item><item><title>Sıcak Tutan Yiyecekler </title><link>http://www.anitkayakasabasi.com/yazilar-goster-95-sicak_tutan_yiyecekler.html</link><description>İnsanlarda vücut sıcaklığı dış sıcaklığa aksi olarak değişmektedir. Dış sıcaklık ne kadar azalırsa bedende oksidonyonlar o kadar hızlanır. Bunun neticesi olarak ısı oluşumu o kadar artar.Yalnız soğukta karaciğerde oksidonyonlar artar ve sıcaklık birkaç derece yükselir.Soğuk havalarda sıcak şeyler içmek ve iyi giyinmek suretiyle fiziksel olarak ısı kaybını önleyebiliriz.Doğan Sağlık Grubu Diyetisyeni Emine Sezen; “Yağlar en fazla enerji veren besin öğesidir. Eşit miktarlardaki karbonhidrat ve proteinlerin iki katından fazla enerji verir. Böylece vücut en ekonomik şekilde enerji gereksinimini yağlardan karşılayabilir. Devamlı yağ tabakası ise vücut ısısının kaybını önler.Karbonhidrat ise karaciğerde glikojen olarak depolanır.İhtiyaç duyulduğu anda glikoz formuna dönecek enerji ihtiyacımız karşılanır.Tüm bu bilgiler ışığında kişi duyarlı beslenmeli,tüm besin gruplarından almalı,enerji versin diye tek tip beslenme yapmamalıdır.” dedi. Bu bölümden soğuk iklimlerde fazla yağ alınması fizyolo...</description><author>Yonetim</author><category>Okunma: 35</category><pubDate>23.Eki.2009 09:02:35</pubDate></item></channel></rss>